Belediyelere kendi araç, ekipman ve personeli ile verilen çöp toplama hizmetine ilişkin hak edişlerin vergilendirilmesi ve belge düzeni | ÖMER KALIN

Belediyelere kendi araç, ekipman ve personeli ile verilen çöp toplama hizmetine ilişkin hak edişlerin vergilendirilmesi ve belge düzeni

Gelir İdaresi Başkanlığınca verilen 04.03.2013 tarih ve 11395140 – 019.01-305 sayılı özelge ile  beldelerin çöp toplama ve temizlik hizmeti faaliyeti ile uğraşan mükelleflerin, ihale yöntemi ile aldığı işlerde kendine ait araçlarını, donanımlarını ve personelini kullandığı, belediyeler ile yapılan sözleşmelerde en az iki yıllık ihalenin söz konusu olması nedeniyle yapılan işin sürekli nitelikte bir iş olduğunu ancak yapılan işin değerlendirilmesinin her takvim yılının ayları itibarıyla yapıldığını, sözleşmelerin kesin ödeme mahiyetinde olmamakla birlikte ve kazanılmış hak sayılmayarak geçici hak ediş ödemeleri şeklinde düzenlendiği, sözleşmelerde geçici hak ediş bedellerinin, Kurumun başvurusu üzerine ayda bir defa düzenleneceğine dair hüküm bulunduğu, bu hizmetlerinize ilişkin faturaları, her ayın son günü itibarıyla, hak ediş tutarlarının hesaplanarak karşılıklı kabul ile kesinleştiği tarihte düzenlediği durumlarda, konunun kurumlar vergisi ve katma değer vergisi açısından değerlendirilmesi ile belge düzeni hususunda açıklamalarda bulunulmuştur.

Söz konusu özelge özetle aşağıya çıkarılmıştır.

Kurumlar Vergisi açısından:

Ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerlidir. Bunlar “dönemsellik” ve “tahakkuk esası” ilkeleridir. Tahakkuk esası ilkesi, gelir veya giderin tahsil edildikleri ve ödendikleri döneme bakılmaksızın miktar ve mahiyet itibarıyla kesinleşmiş olmasını ifade eder. Bu esas dikkate alındığında bir gelir unsurunun, özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, mahiyet ve tutar itibarıyla kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.

Dönemsellik ilkesi ise her dönemin faaliyet sonuçlarının diğer dönemlerden bağımsız olarak saptanmasıdır.

Bu ilke uyarınca gelir ve giderlerin ilgili oldukları dönemde kaydedilmesi gerekir.

Buna göre, belediyelere verilen hizmetlerle ilgili olarak düzenlenen her bir hak ediş raporunun (Hak ediş belgesi) ihale makamınca onaylandığı tarihte gelir, miktar ve mahiyet itibarıyla kesinleşmiş dolayısıyla tahakkuk etmiş sayılacağından, elde edilen gelirlerin ilgili dönemlerde kurum kazancına dahil edilerek vergilendirilmesi  gerekmektedir.

Katma Değer Vergisi yönünden:

Taahhüt işlerinde bedelin hak edişlerle tahsil edilmesi halinde her hak edişin ihale yetkilisince onaylandığı tarihte kısım kısım hizmet ifası gerçekleşmiş sayılmakta ve vergiyi doğuran olay bu tarih itibarıyla vukuu bulmuş olmaktadır.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 20 inci maddesinin birinci fıkrasında, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olacağı, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise bedel deyiminin malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği belirtilmekte olup söz konusu Kanunun 24 ve 25 inci maddelerinde matraha dâhil olan ve olmayan unsurlar sayılmıştır.

Bu açıklamalara göre, belediyelere genel temizlik işi ihalesi kapsamında yapılacak işlerde vergiyi doğuran olay hak ediş raporunun (Hak ediş belgesi) ihale makamınca onaylandığı tarihte meydana geldiğinden onay tarihinden itibaren 7 gün içerisinde düzenlenen faturada hak ediş bedeli üzerinden katma değer vergisi hesaplanması gerekmekte olup katma değer vergisi matrahını hizmet karşılığını teşkil eden toplam bedel oluşturacak ve vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu (hak ediş belgesinin ita amirince onaylandığı tarihi içerisine alan) vergilendirme dönemi beyannamesinde beyan edilecektir.

Vergi Usul Kanunu açısından:

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 229 uncu maddesinde fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olarak tanımlanmış, aynı Kanunun 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında ise faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami 7 gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır.

Söz konusu Kanunun “Fatura Kullanma Mecburiyeti” başlıklı 232 inci maddesinde, tüccarların sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve aldıkları emtia veya hizmet için de fatura istemek ve almak mecburiyetinde oldukları hükme bağlanmıştır.

Buna göre, belediye başkanlıklarına verdiği hizmetlerle ilgili olarak, faturanın vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği tarihten itibaren azami 7 gün içinde düzenlenmesi gerekmektedir

Sirküler No: