Promosyon, Eşantiyon, Numune Mallar ve Hediye Çekleri ile Çekilişle Verilen Hediye Malların Vergisel Boyutu

Teknoloji ve iletişimde hızlı gelişmeler her alanda olduğu gibi ekonomi ve ticarete de küreselleşmeye neden olmuştur. Bu yeni olgu, işletmeleri yoğun rekabet baskısına iterek yeni pazarlama tekniklerini uygulamayı zorunlu kılmıştır.

Ticari yaşamda pek çok bedelsiz mal teslimi şekilleri gözlenmektedir. En yaygın bedelsiz teslim şekilleri promosyon, eşantiyon, numune mallar, hediye çekleri ve çekilişle hediye vermektir. Verilen promosyon, eşantiyon ve numune malların bedelsiz teslim sayılmaları için ticari teamüllere uygun nitelikte ve miktarda olması ve ayrıca bir satışa konu olmayacak şekilde verilmesi gerekir.

Her hangi bir bedel almaksızın teslim edilen malların bedellerinin gider kaydedilip edilmeyeceği ve söz konusu malların KDV’ye tabi tutulup tutulmayacağı gibi konularda uygulamada tereddütlerin olduğu gözlenmektedir.

Bir malın yanında ayrıca bir bedel tahsil edilmeksizin başka bir malın verilmesi veya numune ya da eşantiyon mallar verilmesi şeklinde ortaya çıkan teslimler ile işletmelerin satışlarını artırmak amacıyla düzenledikleri promosyon kampanyalarının katma değer vergisi karşısındaki durumu 50 seri nolu KDV genel tebliğindeki belirlemeler doğrultusunda aşağıda ayrı ayrı açıklanmıştır.

 PROMOSYON ÜRÜNLERİ :

Bir malın tasarruf hakkının malik veya adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devri olarak tanımlanan teslim hükümleri çerçevesinde ticari bir işletmenin yaptığı bedelsiz teslimler de katma değer vergisine konu olmaktadır.

Ancak, firmaların iktisadi faaliyetini genişletme, emsal işletmelerle rekabet edebilme, üretim veya satışını yaptıkları mallara olan talebi koruma veya artırma amacıyla bir malın yanında başka bir mal verilmesi şeklinde gerçekleşen işlemlerde, promosyon ürünü açısından bir bedelsiz teslim söz konusu olmamaktadır. Zira, firmanın genişleyen faaliyetiyle bağlantılı olarak işletmede yaratılan katma değer artmaktadır. Nitekim piyasadan satın alınan veya ithal edilen malların promosyon ürünü olarak müşterilere verilmesi, mükellefler açısından pazarlama gideri niteliğini taşımakta ve bu malların alış bedelleri Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin 1 numaralı bendine göre gider olarak kaydedilebilmektedir.

Dolayısıyla, firmanın yarattığı katma değer içerisinde vergilenen promosyon mallarının müşterilere verilmesi sırasında katma değer vergisi hesaplanmasına gerek bulunmamakta ve bu ürünler için yüklenilen katma değer vergisinin ise prensip olarak indirim konusu yapılması gerekmektedir.

Bu durum, katma değer vergisi sistemindeki farklı oran uygulaması nedeniyle bazı sorunlara neden olmakta ve düşük oranda vergiye tabi bir malın yanında yüksek oranda vergiye tabi bir malın promosyon ürünü olarak verildiği hallerde, promosyon olarak verilen malların ticaretini yapan firmalar açısından haksız rekabet sorunu ortaya çıkmaktadır.

Bu itibarla; promosyon ürünü olarak verilen malın (aynı işletmede imal veya inşa edilenler dahil) tabi olduğu katma değer vergisi oranının;

– Satışı yapılan mala ait katma değer vergisi oranına eşit veya daha düşük oranda olması halinde promosyon ürünü için yüklenilen katma değer vergisinin tamamı indirim konusu yapılabilmekte,

– Satışı yapılan malın tabi olduğu katma değer vergisi oranından yüksek olması halinde ise promosyon ürünü için yüklenilen katma değer vergisinden, satışı yapılan malın tabi olduğu orana isabet eden kısmı indirim konusu yapılabilmekte, kalan kısmın gelir veya kurumlar vergisi açısından gider veya maliyet olarak dikkate alınması gerekmektedir.

Her iki durumda da, promosyon ürünü olarak satın alınan, ithal edilen ya da aynı işletmede imal veya inşa edilen malların; ne kadarının aynı dönemde ayrıca bir bedel tahsil edilmeksizin verileceği, ne kadarının stoklarda kalacağı bilinemediğinden bu mallara ilişkin olarak yüklenilen vergi, öncelikle “-191- indirilecek katma değer vergisi” hesabına alınacaktır. Birinci durumda, promosyon mallarının alımı, imal veya inşası ile her hangi bir bedel alınmaksızın müşterilere verilmesi işleminin aynı dönemde veya farklı dönemlerde gerçekleşmesi, bu mallarla ilgili olarak yüklenilip indirim konusu yapılacak katma değer vergisi açısından bir önem taşımamaktadır.

Promosyon ürününün tabi olduğu katma değer vergisi oranının, satışı yapılan malın tabi olduğu orandan yüksek olduğu hallerde ise;

– Promosyon olarak verilen malların alımı, imal veya inşası ile ayrıca bir bedel tahsil edilmeksizin müşterilere verilmesi işleminin aynı dönemde gerçekleşmesi halinde bu mallarla ilgili olarak yüklenilen ve öncelikle “-191- indirilecek katma değer vergisi” hesabına alınmış olan katma değer vergisinden, satışı yapılan malın tabi olduğu orana isabet eden kısım dışındaki tutar, “-191-indirilecek katma değer vergisi” hesabından çıkarılarak gider hesaplarına intikal ettirilecektir.

– Promosyon, ürününün satın alındığı ya da işletmede imal veya inşa edildiği dönemde değil de, daha sonraki dönemlerde müşterilere verilmesi halinde ise bu ürünlerle ilgili olarak malların satın alındığı, imal veya inşa edildiği dönem beyannamesinde “-191- indirilecek katma değer vergisi” olarak beyan edilen tutardan, satışı yapılan malın tabi olduğu orana isabet eden kısmın düşülmesinden sonra kalan tutar, ürünlerin ayrıca bir bedel alınmaksızın teslim edildiği dönem beyannamesinin 30uncu ilave edilecek KDV satırına dahil edilerek beyan edilecek ve aynı miktar gider veya maliyet hesaplarına alınacaktır.

– Muhasebe ile ilgili işlemlerde ise bedelsiz dağıtılacak malların Diğer stoklar hesabında izlenmesi daha doğru olur. Promosyon ile ilgili iki kayıt yapılmalıdır. Alındığında DİĞER STOKLAR hesabına, alıcıya teslim de ise PAZARLAMA SATIŞ VE DAĞITIM GİDERLERİ hesabına aktarılmalıdır.

Promosyon ürünü için yüklenilen vergiden indirim konusu yapılacak kısım;

Promosyon ürünü için yüklenilen KDV tutarı x Satışı yapılan malın tabi olduğu KDV oranı / Promosyon ürününün tabi olduğu KDV oranı = (z)

Promosyon ürünü için yüklenilen KDV tutarı – (z) = indirim konusu yapılacak KDV

formülü ile hesaplanacak, artan kısım gider veya maliyet olarak dikkate alınacaktır.

Öte yandan, promosyon ürünü olarak verilen malların alışı sırasında yapılan diğer giderlere ilişkin yüklenilen katma değer vergilerinin genel hükümler çerçevesinde indirim konusu yapılacağı tabidir.

ÖRNEK  1

(A) gazetecilik işletmesi, okurlarına 300 kupon karşılığında çamaşır makinası vereceğini taahhüt etmiş ve Aralık/2008 döneminde (B) firmasından 200.000 adet çamaşır makinası satın almıştır. Bu alış işlemi sırasında 4 milyon liralık mal bedeli için 720 bin lira tutarında katma değer vergisi yüklenilmiştir.

Gazete işletmesinin okurlarına vereceği çamaşır makinalarının bedelleri gelir ve kurumlar vergisi açısından pazarlama gideri olarak kabul edilebilecek ve ayrıca bir bedel alınmaması koşuluyla, bu ürünlerin tesliminde katma değer vergisi hesaplanmayacaktır.

Bu işlemde satışı yapılan mal gazete olup teslimi % 1, promosyon ürünü olarak verilen çamaşır makinası ise % 18 oranında katma değer vergisine tabi bulunmaktadır. Gazete işletmesi, promosyon mallarının alımı için yüklendiği katma değer vergisinin tamamını öncelikle “indirilecek katma değer vergisi” hesabına alacaktır. Promosyon mallarının tümünün aynı dönemde müşterilere verilmesi halinde, işletmenin çamaşır makinaları için yüklendiği katma değer vergisinden, sadece ana malın tabi olduğu orana (% 1) isabet eden kısmı indirim hesaplarında kalacak, artan kısım gider hesaplarına alınacaktır. Yukarıdaki formül çerçevesinde indirim konusu yapılacak katma değer vergisi;

720 bin TL. X (1 : 18) = 40 bin TL. olarak hesaplanacaktır.

(720 – 40 = ) 680 bin TL. ise gider olarak dikkate alınabilecek katma değer vergisi olacaktır.

ÖRNEK  2

Yukarıdaki örnekte bahsi geçen çamaşır makinalarının 100.000 adedinin Aralık/2008 döneminde, kalan 100.000 adedinin de Ocak/2009 döneminde müşterilere dağıtıldığı varsayıldığında ise, yüklenilen katma değer vergisinin tamamının öncelikle Aralık/2008 döneminde indirim hesaplarına alınacağı açıktır. Yüklenilen katma değer vergisi tutarından aynı dönemde müşterilere verilen 100.000 adet çamaşır makinasına ait olan kısım bulunacaktır. Bu tutardan, satışı yapılan malın tabi olduğu orana isabet eden kısım indirim hesaplarında kalacak, artan kısım gider hesaplarına alınacaktır. Dolayısıyla Aralık/2008 dönemine ait beyannamede indirilecek katma değer vergisi olarak beyan edilecek tutar aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.

Çamaşır makinaları için yüklenilen ve satın alındığı tarihte “indirilecek katma değer vergisi” hesabına alınan tutar: 720 bin TL.

Yüklenilen katma değer vergisi tutarından satın alındığı dönemde müşterilere dağıtılan çamaşır makinalarına ait kısım: 360 bin TL.

Satın alındığı dönemde müşterilere dağıtılan çamaşır makinaları için yüklenilen katma değer vergisinden, bu dönemde indirilebilecek katma değer vergisi:

360 bin TL. X (1 :183) = 20 bin TL.

Satın alındığı dönemde dağıtımı yapılan çamaşır makinaları ile ilgili olarak yüklenilen katma değer vergisinden gider olarak yazılacak kısım ise

(360 – 20 =) 340 bin TL. olacaktır.

Satın alınan dönemde dağıtımı yapılamayan 100.000 adet çamaşır makinası için yüklenilen katma değer vergisinin tümü Aralık/2008 dönemine ait beyannamede indirilecek katma değer vergisi olarak beyan edilecektir. Buna göre bu dönem beyannamesinde indirilecek katma değer vergisi olarak beyan edilecek tutar :

(360 + 20 =) 380 bin TL. olacaktır.

Kalan 100.000 adet çamaşır makinasının Ocak/2009 döneminde müşterilere dağıtılması sırasında, bu ürünler için yüklenilen katma değer vergisinden indirilmesi gereken tutar, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde 20 bin TL. olarak hesaplanacaktır. Aralık/2008 dönemine ait beyannamede tümü indirilecek katma değer vergisi olarak beyan edilen 100.000 adet makinanın alımına ait katma değer vergisi tutarından bu miktarın düşülmesinden sonra kalan;

(360 – 20 =) 340 bin TL.

Ocak/2009 dönemine ait beyannamenin 30ucu satırına (İlave edilecek KDV) dahil edilerek beyan edilmek suretiyle indirim hesabından çıkartılan bu miktar, gider unsuru olarak dikkate alınacaktır.

EŞANTİYON VEYA NUMUNE MALLAR VERİLMESİ :

Firmaların belirli zamanlarda, özellikle dini bayramlarda ve yılbaşlarında kendi tanıtımlarını yapmak amacıyla her hangi bir bedel almaksızın kalem, anahtarlık, ajanda, takvim ve benzeri eşya dağıtmaları geleneksel hale gelmiştir. Ticari hayatta eşantiyon olarak adlandırılan bu ürünler, her ne kadar işletmede tüketilmemekte ise de ayni pazarlama gideri niteliğinde olduğundan, bu ürünlerin müşterilere ayrıca bir bedel alınmaksızın teslimi katma değer vergisi hesaplanmasını gerektirmemektedir.

Diğer taraftan, firmalar halen satışını yaptıkları veya piyasaya yeni çıkardıkları bir ürünün tanıtımını sağlamak amacıyla numune mallar üretmekte ve bu malları da ayrıca bir bedel tahsil etmeksizin vermektedir. Ana malın bütün, özelliklerini taşımakla birlikte, satışa konu edilemeyecek bir miktarla sınırlı olan ve üzerinde “Numunedir, parayla satılmaz, vb.” ibareleri taşıyan bu mallar da, işletmede tüketilmemekle birlikte ayni pazarlama gideri özelliğini taşıdığından, bu malların bedel alınmaksızın. teslimi de eşantiyonlarda olduğu gibi katma değer vergisi hesaplanmasını gerektirmemektedir.

Bu açıklamalar çerçevesinde gerek numune, gerekse eşantiyon adı altında teslim edilen malların;

– Ticari teamüllere uygun nitelikte ve miktarda olması,

– Ayrıca bir satışa konu olmayacak şekilde verilmesi,

halinde katma değer vergisi hesaplanmayacaktır.

Bu şartlara ilaveten, numune malların firmanın ünvanı ve para ile satılmayacağını belirten bir şerhi taşıması gerekmektedir.

İşletmenin iktisadi faaliyetini yaygınlaştırmaya ve tanıtmaya yönelik olarak verilen bu mallar için yüklenilen vergiler, genel hükümler çerçevesinde indirim konusu yapılacaktır.

HEDİYE ÇEKLERİ

Son zamanlarda hediye verme yerine, hediye verilecek kişilerin ihtiyaç ve zevkleri dikkate alınarak hediye çeki verilmektedir.  Hediye çekleri işletme veya alışveriş çeki olarak ta isimlendirilmektedir. Hamiline yazılı olabileceği gibi doğrudan isme yazılı olabilir. Fakat genellikle herhangi bir isme düzenlenmez.

Hediye çeki uygulamasında;

• Hediye çekini çıkaran ve satan,

• Hediye çekini satın alıp dağıtan,

• Hediye çeki dağıtılan kişiler

Olmak üzere üç taraf bulunur.

KDV açısından vergiyi doğuran olay Kanun’un 10/a maddesine göre teslim ve hizmet işlemlerinden doğmaktadır. Hediye çeki satılması aşamasında henüz mal teslimi veya hizmet ifası söz konusu olmadığından KDV meydana gelmemektedir

Çeklerin müşteriye verilmesi aşamasında, bu çeklere ilişkin olarak fatura düzenlenmeyeceği gibi KDV’de hesaplanmayacaktır

Hediye çekinin özelliği gereği Kanun’un17/4 (g) maddesinde” Külçe altın, külçe gümüş, kıymetli taşlar (elmas, pırlanta, yakut, zümrüt, topaz, safir, zebercet, inci, kübik virconia) döviz, para, damga pulu, değerli kâğıtlar, hisse senedi, tahvil ile metal,  plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve  atıklarının teslimi”  ifadesindeki para ya benzediğinden KDV’ye tabi olmayacaktır

Hediye çeki karşılığında alınan karşılıksız bedeller avans niteliğindedir. Nitekim Maliye Bakanlığınca verilen bir özelgede; “Herhangi bir mal teslimi ve hizmet ifasını göstermeyen hediye çeklerinin verilmesinde KDV yönünden vergiyi doğuran olay gerçekleşmemektedir. Bu nedenle hediye çeki dağıtan firmaların, hediye çeklerini dekont vererek belgelendirmeleri ve alınan bedelleri avans olarak muhasebeleştirmeleri gerekir.” şeklinde belirtmiştir.

Söz konusu özelgede, hediye çeklerinin KDV’yi doğuran bir olayı gerçekleştirmesi için hediye çekini dağıtan kişinin hediye çekini kullanmak suretiyle mal teslimi ve hizmet ifasında bulunması olduğunu açıklamıştır.

Hediye çeki ile ilgili katlanılan maliyetler, işletmenin ticari kazanç elde etmesi amacına direkt hizmet ettiğinden herhangi bir sınırlamaya tabi tutulmaksızın işletme kazancın tespitinde indirim konusu yapılacaktır.

ÇEKİŞLE HEDİYE VERME

Çekilişleri, tüccara veya tüketiciye yönelik çeklinde ikiye ayırmak zorunludur.

Çünkü kampanyaların nihai tüketiciye yönelik olması ile toptancı veya perakendecilere yönelik olması

arasında vergisel açıdan önemli farklılıklar vardır

İşletmelerin tüccarlara yönelik kampanyaları ciro orantılı prim veya çekilişle hediye kazanma şeklindedir.

Ancak çekiliş yapılmak suretiyle bedelsiz teslim işlemi, yukarıda belirtilen promosyon, eşantiyon ve numune mallar kavramıyla bire bir örtüşen kavram ve işlem değildir. Çekilişle müşterilerin daha fazla

Alış veriş yapmaları teşvik edilmektedir, bedelsiz verilen mallar da işletmelerin oluşturduğu katma değer içinde vergilendirilmelidir.. Ayrıca çekilişte kazanılan hediyeden ötürü müşterilerden bir bedel alınmamakta ve malların satış fiyatı verilen hediyeden dolayı arttırılmamaktadır. Çekilişler, diğer bedelsiz teslim çeşitlerinde değerlendirildiği gibi GVK unun 40/1 No.lu bendinin çerçevesinde yapılan bütün harcamaların pazarlama, satış ve dağıtım gideri olarak kabul edilmesi doğaldır

Ayrıca bu tür işlemlerin yasal izne ve prosedüre tabi olduğu unutulmamalıdır.

Çekilişle talihli kişiye ürünün devri durumunda devir işleminin yapılabilmesi için fatura düzenlenecek ve düzenlenecek faturada KDV hesaplanmayacaktır. Faturada gösterilmeyen KDV işletme tarafından hesaplanarak HESAPLANAN KDV hesabında gösterilecek, aynı zamanda da İNDİRİLECEK KDV hesabında gösterilerek indirim konusu yapılacaktır.

Çekiliş yapıldığında mal bedeli stok hesaplarından çıkarılıp PAZARLAMA SATIŞ VE DAĞITIM GİDERLERİ hesabına aktarılacaktır.