Şahıs İşletmesinin Sermaye Şirketine Devredilmesinde Vergilendirme | ÖMER KALIN

Şahıs İşletmesinin Sermaye Şirketine Devredilmesinde Vergilendirme

Uygulamada sık sık karşılaşılan konulardan biride şahıs işletmelerinin sermaye şirketlerine devredilmesidir. Şahıs işletmelrinin sermaye şirketine dönüştürülmesini vergi kanunları açısından  irdeleyecek olursak;

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 80′ inci maddesinin son fıkrasında;

Faaliyetine devam eden ticari bir işletmenin kısmen veya tamamen satılmasından veya ticari işletmeye dahil amortismana tabi iktisadi kıymetlerle birinci fıkrada yazılı hakların elden çıkarılmasından doğan kazançların ticari kazanç sayılacağı ve bunlara ticari kazanç hakkındaki hükümlerin uygulanacağı belirtilmiş; maddenin 2’nci fıkrasında; bu maddede geçen “elden çıkarma” deyiminin, mal ve hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade ettiği, hüküm altına alınmıştır.

Aynı Kanunun 81 ‘inci maddesinin ikinci fıkrasında da;

“Kazancı bilanço esasına göre tespit edilen ferdi bir işletmenin bilançosunun bir sermaye şirketine aktif ve pasifiyle bütün halinde devrolunması, devir alan şirketin bilançosuna aynen geçirilmesi ve devredilen ferdi işletmenin sahip veya sahiplerinin şirketten, devir bilançosuna göre hesaplanan öz sermayesi tutarında ortaklık payı alması. (Bu ortaklık payını temsil eden hisse senetlerinin nama yazılı olması şarttır.)” halinde değer artışı kazancı hesaplanmayacağı ve vergilendirilmeyeceği hükmü yer almaktadır.

Diğer taraftan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17/4-c maddesinde;

Gelir Vergisi Kanunu’nun 81’inci maddesinde belirtilen işlemler ile Kurumlar Vergisi Kanununa göre yapılan devir ve bölünme işlemlerinin katma değer vergisinden istisna olduğu hükme bağlanmıştır.

 Ayrıca, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 229’uncu maddesinde;

‘‘Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.” hükmü, 231’inci maddesinin beşinci fıkrasında da; “Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.

Öte yandan, Enflasyon düzeltmesi sonucu oluşan sermaye olumlu farkları ile ilgili olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun  geçici 25’inci maddesinin 1’inci fıkrasının (g) bendinin ikinci paragrafı ile  mükerrer 298’inci maddesinin 5’inci fıkrasının 5’inci paragrafında;

“Pasif kalemlere ait enflasyon fark hesapları, herhangi bir suretle başka bir hesaba nakil edildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemlerin yapıldığı dönemlerin kazancı ile ilişkilendirilmeksizin, bu dönemde vergiye tâbi tutulur. Ancak öz sermaye kalemlerine ait enflasyon farkları düzeltme sonucu oluşan geçmiş yıl zararlarına mahsup edilebilir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sermayeye ilave edilebilir; bu işlemler kâr dağıtımı sayılmaz” hükmü yer almaktadır.

Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri çerçevesinde;

  • Bir sermaye şirketine aktif ve pasifi ile devrolunan şahıs işletmesinin devredilen varlıkları arasında yer alan ticari emtia stokları ve demirbaşları için fatura düzenlenmesi ancak, düzenlenen faturada katma  değer vergisinin hesaplanmaması;

  • Gelir vergisi mükelleflerince enflasyon düzeltmesi sonucu oluşan özsermaye farklarının, enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan geçmiş yıl zararlarına mahsup edilebilmesi ve bu işlemin kâr dağıtımı sayılmaması,

  • Özsermaye farklarının sermayeye ilave edilebilmesi imkânı ise sadece kurumlar vergisi mükelleflerine tanınmış bir hak olduğundan;  gelir vergisine tabi şahıs işletmesinin yeni kurulan sermaye şirketine devrinde enflasyon farklarının devralan şirketin bilançosunda aynen yer alması, başka bir hesaba nakledilmemesi veya şirketten her ne ad altında olursa olsun çekilmemesi şartıyla işletmeden çekilmiş sayılmayacağı veya başka bir hesaba aktarılmış olduğu kabul edilmeyeceğinden,

Bu devir işlemi Vergilendirilmeyecektir.